18 Ocak 2012 Çarşamba

HABER VAR BURALARDAN....

Yaklaşık 1 haftadır dışarıdan bakıyorum çembere. Akşam haberlerinden ibaret İstanbul artık şu aralar benim için. Asla kötülemiyorum yanlış anlaşılmasın. Dünyanın en güzel şehirlerinden biri olmak kıolay değil. Derdim İstanbul değil derdim düzen denen esaretle. Bizi bizden uzaklaştıran şeylerle meselem. Bunun farkında olmak çok zor değil. Hepimiz hepiniz farkındasınız . Düzen bize 'otur oturduğun yerde' demekte endüstriyel devrimden bu yana. Üretim devasa. tüketim devasa.

Bir haftam nasıl geçti pek anlamadım aslında. Bıralarda kış elverdiğinde yaşam hareketleniyor. Yağış varsa iç mekan, yağış yoksa dış mekan işleri yapılyor. Yapmur yağdığında ufak tefek onarımlar, iyi havalarda toplanan zeytinlerin ayıklanması ve tasnifi gibi işler yapılıyor. En önemlisi ise bu zeytinler kuruluyor. Genelde 'çevirme' denen bir tür zeytin yapıyoruz buralarda. Boylarına göre ayrılan zeytinler belli ölçülerde sirke, ayçicek yağı ve tuzla karıştırılıp 4-5 ay kadar hergün tenekenin bir tur çevrilmesiyle yapılıyor. Arzuya göre içine kekik, biberiye gibi müthiş lezzetli otlarda katılabiliyor. Bulunduğum yerde zeytinler biraz geç oluyor. Nedeni hiçbir müdahaleyde bulunulmadan yetişmesi. Bu zeytinler tamamen doğanın himayesinde ve isteği dogrultusunda oluyor. Sıfıır müdahale. Kulağa hoş geliyor. Fukuoka üstadın ruhu şadolsun. (Bkz. http://tr.wikipedia.org/wiki/Masanobu_Fukuoka ). Yaşadığım yer ve Zeytin faaliyetlerinden çeşitli enstantaneleri sizlerle paylaşmak istedim.

Bu arada Şubat ayı 2. haftasında İstanbul'da olacağım. Kurduğumuz zeytinlerden ve yapılan yağlardan tatmanızı isterim. Bu bir sabah kahvaltısı organizasyonu olacak. Geniş katılım bekliyorum. 

 Hepinizi sevgiyle kucaklarım.

Yaşadığım yerden Altınoluk sahili.
Kadirin yeri. Yeni evim.
Bahçemiz.
Bahçemizdeki antikalar. Kütüklerde dahil...
Ben diyim 100 siz deyin 200 yıllık zeytinyağı presi...
Bahçe içinde bahçemiz.
Dikili ilk ağacım.
Ahanda 2. si

Çok kel olanı Kadir abi, az kel olanı İbraam abi.

Hem zeytin çırptık hem de salıncakta sallandık.

Sırıkla zeytin çırpmada tek isim. İbraam Abey.

Bu da çırak ibraam.



Zetin ayırma işi.. Pek meşakkatli.

Kadir usta iş başında...



Veee Coikun. Bana sabahları şiir okuyan hayret edilesi varlık.


 


Çırpılmayı bekleyen ölmez ağacı.

Bu yavru da sırasını bekliyor.


2 yorum:

NİNİ dedi ki...

İbrahımmm hadi hayırlısı ...Zeytinleri toplamaya vede boy boy dizmeye gelelim bari...)) Zeytinleri nerde ne zaman neden niçin tadacağız ;)),Şaka şaka...kolay gelsinnnnn Görüşmekkk üzereee ...

Güllüyorum dedi ki...

İbo, ilk siparişimi veriyorum. Kırma zeytin istiyorum ben. Parasıyla kardeşim... Çok dayanmadığı için abartmadan ama... 2-3 kg yeter sanırım.

Akçay'a selam söyle...

Güllü