ÇEMBERİN DIŞINDAN
Bugün 3. kez bir Kazdağı sabahına uyandım. Daha önceleri pek çok kez uyanmışlığım var
buralarda. Ama bu kez farklı. Burada yaşamaya, buranın bir parçası olmaya dair
bir uyanış bu seferki. Geçen Çarşamba yaklaşık 46 yıl yaşadığım kente veda
ettim. Bu kesin bir veda değil tabii ki. Yine gelip gitmek İstanbul’u bir konuk
tadında yaşamak bundan sonraki yaşamımın en keyifli yanlarından olacak. Son
zamanlarda dayanamadığım ve beni gittikçe sıkan bir çemberden sıyrılma
çabasının ilk durağı. Bir arkadaşımın yanında geçici olarak yerleştim. Amacım buradan
çevrede olup bitene yakın olmak ve kurmayı düşündüğüm keçi çiftliği için uygun
yeri bulmak.
Bir
veteriner dostumla birlikte –nereden esti bilmem- süt ve süt ürünleri üretme
amaçlı keçi yetiştirmeyi düşündük. Aslında amaç sadece buna yönelik değildi.
Daha sade, daha doğaya yakın, daha az medeni (!) bir hayatın düşünü kurmuştuk.
Ben biraz daha faal oldum bu konuda. Başta internet olmak üzere, kitaplar,
araştırmalar, fizibilite çalışmaları, raporlar, tezler v.s keçi üzerine
aklınıza ne gelen ne doküman varsa hepsi okundu tasnif edildi. Hatta naçizane
Çanakkale 18 Mart Üniversitesi tarafından düzenlene Ulusal Keçi Kongresine
katıldım. Kapı gibi sertifikam da var. Kim bu deli bakışları altında aldığım
pek kıymetli bir sertifika. Zira başka hiçbir konuda sertifika sahibi değilim.
Konuyla ilgili yetiştiricilerle konuştum. Çiftlikler gezdim. Neredeyse keçi
konusunda okuldan yeni mezun bir zooteknist kadar bilgi depoladım. Gelecekte
beni takip ederseniz siz değerli dostlarımla paylaşacağım bir keçi projesinden
de haberdar olacaksınız.
Buradaki hayata dönelim şimdilik. Bu sabah önceki 2 sabahın
aksine kapalı ve hafif yağmurlu bir güne uyandık. İlk iki gün İstanbul’dan
gelen eşyalarımı yerleştirdim. Bu arada ne çok ıvır-zıvırım varmış. Kah kendime
kızarak, kah kendime hak vererek bir kısmını attığım eşyalarımla vedalaştık.
Karar verildi bundan tezi yok bu konuda acımasız davranılacak ve birçoğu da diğer
işe yaramayan fazlalıkların akıbetine uğrayacak. Hatta dünyada bir akım var
sahiplik üzerine size ondan bahsetmek isterim yeri gelmişken; Bir kişinin 100
şeyden oluşan bir listesi var. Giysi, Elektronik v.s gibi şeylerin sayısı
100’den fazla olamıyor. Hayatınızda sahip olduğunuz şey sayısı ne bir eksik ne
bir fazla tam 100. Bunu yapmak zor belki ama yapmaya çalışmak eminin çok
rahatlatacaktır insanı. Gerçi sistem bize tam tersini pompalıyor. Çifter çifter
arabalar, buzdolapları, yazlık kışlık evler, televizyonlar, hatırlamadığın
ayakkabılar, giymediğin takımlar, kullanmadığınız mobilyalar. Örnekler çok.
Şu anda penceremden muhteşem bir manzara görüyorum. Yağmur
yeni dindi. Karşıda üzerine güneş vurmuş Burhaniye, Ören sahil şeridi gündüz
gözüyle bile parıl parıl parlıyor. Toprak kokusu en güzel parfümlerden bile
güzel. Birkaç yaban tavuğu akşamın telaşında. Biraz önce bizim Kadir (Misafiri
olduğum Arkadaşım) tüfeği kaptı çıktı. Belki akşam yaban tavuğu yeriz. Ama ben
her ihtimale karşı bildik tavuklardan yardım alırız diye düşünüyorum. Bu dağların alamet-i farikalarından Melki
mantarı eşliğinde bir yahni yapacağım. Birde bulgur pilavı yanına işte akşam
yemeği hazır.
Bu yazıyı 14 Ocak akşamı yazıyorum. Muhtemelen yazımı size 15
Ocak günü gönderirim. İnternet probleminden
ötürü yazılarımı günlük göndermem mümkün gözükmüyor şimdilik. Ama elimden
geldiğince güncel kalmaya gayret gösteririm. Şimdilik kocaman ve sevgi dolu
kucaklıyorum hepinizi ve çok şey borçlu olduğumuz dünyayı, doğayı. Siz de öyle
yapın. Mutlu olduğunuzu hissedeceksiniz.
14 yorum:
İbocum, aşk olsun, vedaya gelmedin. Neyse peynirle ödeşiriz. Gelirken eli kolu dolu gelirsin... Seni cesaretinden ötürü kutluyor, hayırlı olsun diyorum. Keçi fonunu ne zaman oluşturuyorsun?
Sevgiler,
Gülçin
Çok sevindim İbrahim abi, darısı başımıza diyoruz Ülcen le. Ama en azından üstün ev toplama yeteneklerimizden faydalanmamana kırıldık. :) Düzenle bağımızı koparır koparmaz yanındayız. Foks ta çok sevindi, kuyruk sallayarak boş boş bkıyor. Öpüyoruz seni ailecek...
Gözüm üzerinde . . .
En kısa zamanda Nisan - Mayıs gibi sizleri bu konudan haberdar edeceğim.
o kadar büyük bir kıskançlıkla mutlu oldum ki bu habere :) gönül isterdi birlikte çıkabilmek bu çemberin dışına... ilk fırsatta görüşmek üzere diyelim şimdilik :) sevgiler, ailecek bir kez daha öpüyoruz :)) ülcen...
ibocum umarım keci kadar inatcı olursunuz diğer dostumuzla ve başarırsınız hoş alt yapıyı yapmışsınız başarı köleniz olsun tuttunuz koparın
ercüment namı diğer JR
İbocuğum yolun açık olsun başlamak başarmanın yarısıdır derler ...Veda etmeden gittin olmadı da neyse çok meşgulsün affettim gitti ;))Başarı sağlık mutluluk ve sevgi hiç yanından ayrılmasın ....Nerdesin dediğinde burda bir dostun olduğunu unutma ...Keçilere iyi bak inatlaşma sakın ....Görüşürüz kimbilir oralarda ....
İbocuğum yolun açık olsun...Başlamak bitirmenin yarısıdır derler ...Veda törenini unuttun da hadi çok meşgulsün hoş göreyim ;))Başarı sağlık mutluluk ve sevgi hep yanıbaşında olsunlar ..Keçilerle inatlaşma sakın ;)) Neredesin dediğinde burda olan bir dostun var unutma ....Güzel günlerde görüşmek dileğiyle izleyeceğiz seni ve keçilerini birinin adı ....
İbocuğum yolun açık olsun başlamak başarmanın yarısıdır derler ...Veda etmeden gittin olmadı da neyse çok meşgulsün affettim gitti ;))Başarı sağlık mutluluk ve sevgi hiç yanından ayrılmasın ....Nerdesin dediğinde burda bir dostun olduğunu unutma ...Keçilere iyi bak inatlaşma sakın ....Görüşürüz kimbilir oralarda ....
İbocuğum yolun açık olsun başlamak başarmanın yarısıdır derler ...Veda etmeden gittin olmadı da neyse çok meşgulsün affettim gitti ;))Başarı sağlık mutluluk ve sevgi hiç yanından ayrılmasın ....Nerdesin dediğinde burda bir dostun olduğunu unutma ...Keçilere iyi bak inatlaşma sakın ....Görüşürüz kimbilir oralarda ....
Merhaba İbrahim. Senin adına çok sevidim. Çok çok tebrik ederim. Herşey gönlünce olsun.
Senin adına çok sevindim İbrahim abi. Düzenini kurunca yardım lazımsa bi telefon :) hooop ordayım :)) Darısı başımıza der, İstanbul'a gelince haber etmeni dilerim. Çoook zaman oldu görüşemedik. Öperim Muahh!
Yıllar akıp geçiyor. :) Bu arada bizim adımıza olumlu şeylerde oluyor. Ulaş oğlanda katıldı aramıza ve bizim çember dışına çıkmamızı hızlandırdı. :) Ortak planımızdan daha güneye indik ikimizde ama büyümemiz için güneş ışığı ve D vitamini lazım bolca. :) Bu arada Serpil'de Dalyan üstünden ispanya'ya gittiğine göre Fulya daki kliniğe dı çember kırıcı diyebiliriz. Geniş aile olarak sizleri öpüyoruz en kısa zamanda görüşelim diyoruz. Ben değil kedi Bonus özledi. :)
Yorum Gönder